"Bir siyah bir beyaz rengi var yaşamın. Atmış dört kareye dağılmış iki renk.
Her kareye bir öncekinin iki katı kadar bilgi koyarsan zengin, bahane koyarsan fukarasın."

M. Merve Özçakır

Görme engelliler ve windows 8 problemi

Yeni bir bilgisayar ihtiyacımız varsa ve yeni bir bilgisayar almak durumundaysak bu hiçte hoş bir süreç değil hele işten anlamıyan biriyseniz.
utrabook mu netbook mu yoksa kuvetli bir labtop mu?
Kullanımınıza ve ihtiyacınıza göre birde ayırdığınız bühçeye göre bunların arasından seçim yapmak hiçte kolay değil.

Durum böyleyken görme engelliler için olay dahada zorlaşıyor.
Hangi işletim sistemi geliyor? ekran okuyucu ne kuracağım? Türkçe sentezleyici hangisi kuruluyor vb. gibi bir sürü soruyla baş başa kalıyoruz.
Hele sadece basit bir kullanıcıysak yukarıdaki soruları cevaplandıramıyoruz ve işin içinden çıkamıyoruz.

Neyse sözü fazla uzatmadan esas konuya geleyim.
Yukarıdaki sorulara bir cevap bulduk veya bulamadık bir şekilde yeni bir bilgisayar aldık.
Yeni aldığımız makine ne olursa olsun artık windows 8 işletim sistemiyle geliyor.
windows 8 mi? haydee biz daha windows 7 ye yeni geçmiştik, ona alışamadan windows 8 de neyin nesi dediyinizi duyar gibiyim.

Bilgi birikimi, online radyo, özgüven...

İnternette geziirken bir baktım satranç radyosu diye bir şey türemiş.
Hemen girdim sitelerini inceledim ve kendilerine ulaşmaya çalıştım.
Sitenin yapımında şu dandik hazır scriptlerden kullanmışlardı tasarımı geçtim basit bir iletişim formu bile berbattı ve çalışmıyordu.
Bundan dolayı sitenin yöneticisine ulaşamadım. Aradan bir kaç gün geçmişti ki
Satranç akademisi diye bir blogtaŞu
Röportajı okudum ve radyonun kim tarafından kurulduğunu öğrendim,, daha sonra kendisine ulaşıp web tasarımı ve online radyo konusundaki bilgi birikimimi kendisiyle paylaşabileceğimi bu konuda yardımcı olabileceğimi söyledim.
Kabul etmesi üzerine ben işe koyuldum ve kısa bir sürede radyo sitesini baştan yaptım, radyo alt yapısında ufak değişiklikler yaparak, eskisinden çok daha güzel bir siteyi hizmete açtım.chess fm
Emeklemekte olan Türkiye'nin ilk ve tek online satranç radyosu olarak test yayınlarıyla emeklemeye devam ediyor. İnşallah camiya tarafından sevilir ve desteklenir.
Bende elimden geldiğince arkasında olacağım ve elimden gelen desteği ve danışmanlığı bilgim doğrultusunda sürdüreceğim.

Son site çalışmam hakkında

En son yaptığım site hakkında.
www.dunyayaseslen.com
Bu site
Engelsiz erişm
Derneğinin bir projesi olarak ortaya çıkmıştı.
Sitenin çalışma düzeni sadece mp3 kayıtlarına odaklanmıştı.
Yani isteyen herkes mp3 şeklindeki kayıtlarını bu siteye yükleyip hazırladığı çalışmaları başkalarıyla paylaşıyordu.
Bir çok kategoride oldukça güzel paylaşımlar yapılıyordu, şahsen benimde yakından takip ettiğim bir site haline gelmişti.
Kurulduğundan beri oldukça ilgi görmüş, siteyi takip edenler tarafından hatrı sayılır içerik eklenmişti.
Daha önceden joomla ile programlanmış ancak gerekli güncelleştirilmeleri ve site bakımları yapılmadığından oluşan güvenlik zafiyetleri sonucunda site kullanılamıyacak hale gelmişti.
Epey bir süre devre dışı kalınca bu konularda bilgisi olan biri olarak sitenin yapımını üstlendim ve yaklaşık 10 gün içerisinde site tamamlandı, yeniden kullanıma açıldı.

Sitedeki gelişmeler:
Sitede mp3 kayıtlarını çalmaya yarıyan playeri değiştirdim, html5 audio player kullandım.
Bu player flash player olmadığından dolayıda mobil platformlardan da içeriklere erişim sağlanabilir hale geldi.
Apple (ios) androit ve windows fon işletim sistemlerinde sorunsuzca kullanılmaktadır.

Arada gezmekte gerekiyor de mi ama?

Geçtiğimiz hafta İstanbul daydım.
8-9 Haziran’da işadamları derneği ile İstanbul altı nokta görme engelliler spor kulübü arasında bir satranç turnuvası yapılacaktı.
Hafta sonu oynanacak olan turnuvaya birkaç gün öncesinden gittim.
Arkadaşlarımda kalmak, gezip tozmak vb. güzel vakit geçirmek için.
İstanbul Taksim Gezi parkında çıkan olaylardan dolayı turnuva iptal edildi.
7 Haziranda yapılacak olan Ezgi’nin günlüğü konseride iptal edildi.
İptaller sonucunda yaptığım planlarda suya düşmüş oldu.
Bir de derler uzun vadeli plan yapın ülkemiz de bu mümkün mü? Değil uzun vadeli planlar yapmak günlük planlar bile yapamazsınız, siz yapsanız da etrafınızdaki kimse bu plan programlara uymadığından dolayı hiçbir işe yaramaz.
Bundan dolayı gittiğim yerlerde kimseye söz vermem, vermemeye özen gösteririm. Anlık duruma göre, içinde bulunduğun ortama göre anlık plan yapmak en iyisi. Ne kadar ben böyle yapmayı sevmesem de bir süre sonra alışıyorsunuz.
Çünkü millet olarak yaşam tarzımız bu şekilde.
Yukarıda ki sebeplerden İstanbul’a gitmem sadece gezi amacı taşır hale geldi. Arada gezmekte lazım de mi ama?
Çok sevdiğim arkadaşlarımdan birine misafir oldum. Arkadaşım çalıştığından dolayı hafta içi gündüzleri benimle ilgilenemedi doğal olarak.
İlkokuldan tanıştığım başka bir dostuma sabahları kahvaltıya gidiyordum ardından da beraber gezip dolaşıyorduk.
Daha önceki İstanbul seyahatlerim kadar yoğun geçmese de bu gezimde fena sayılmazdı.
Yeni insanlarla tanışmak, geçirilen hoş saatler, güzel sohbetlerin yeri başkadır.

Bazı insanları günümüzün iletişim kanalları aracılığıyla tanırsınız, hiç yüz yüze gelmeden yıllarca arkadaşlığınızı sürdürebilirsiniz. Bazılarını da gerçek hayatta tanıyıp iletişim kanalları aracılığıyla arkadaşlığınızı sürdürürsünüz.
İstanbul bu konuda benim için ayrı bir yere sahiptir çünkü her iki grup tanda tanıdığım arkadaşlarım mevcut. Hatta öyle ki sadece bir kere görüştüğüm arkadaşım yıllardır sürekli görüşüyormuşum kadar samimi ve candan.

Görme engelli bireyin çalışma hayatından yaşanmış gerçek bir kesit!

Bir engelli olarak hayatta bir çok alanda engelleniyoruz.Sokakta, toplu taşımada, okulda, iş yerinde vb.

Aşağıda okuyacaklarınız özel bir kurumda engelli çalıştırırken, engelli bireye olan tutum ve davranışların gerçek yaşanmış kanıtıdır.

İŞKUR ilânlarında denk geldiğim özel bir üniversitenin “Engelli aranıyor” ilânına başvurdum. Üniversitede çalışmak üzere kabul edildim.

İleri düzeyde bilgisayar bilgimin bulunması, web tasarımdan anlamam, satranç sporcusu ve antrenörü olmam kabul edilmemdeki başlıca etkenlerdi.

Öyle hemen kabul edildiğim falanda zannedilmesin belli sürelerde birçok görüşmeden geçtim. Görüşmeleri yapanlar üniversitenin en üst yönetimi. İçlerinde rektör, dekanlar, profesörlerin olduğu ciddî bir heyet.

Hâlâ işe alınacak olan engelli ile niye böyle üst düzeyle insanlar görüşmüştür onu anlamış değilim. Her neyse kurumun işleyiş şekli diyelim geçelim.

Çalışmaya başladığım birim Üniversitenin sağlık, kültür, spor işleri müdürlüğü.
İlk işe başladığımda, bana belli bir görev tanımlanmamıştı;sen şu işi yapacaksın şunlarla ilgileneceksin gibi
Hadi benim neler yapabileceğimi bilmiyorlar, yeniyim adapte olma süreci vs. diye birkaç ay bekledim.
Masam hazırlandı, bilgisayarım geldi hatta web tasarım işleriyle ilgilenen arkadaşla tanıştırıldım.
Yaptıklarımı ve yapacaklarımı gördüğünde verdiği ilk tepki şu oldu: Burada böyle bir adam var niye bundan yararlanmıyoruz?
Özel bir kurumdayım, Üniversite ortamındayım, güzel aktif olabileceğim bir işim var daha ne olsun diyordum.

Lâkin günler akıp gidiyor, aylar akıp gidiyor benim çalışmamla ilgili hâlâ bir gelişme yok.
Kimse gelipte sen şu işi yapacaksın, sen şunla ilgilen demedi. Birimin başında sürekli duran şef ya da müdür gibi bir yönetici yok başkaları ne iş bulursa yapıyorlar.

Ben ufaktan bu durumdan rahatsız olmaya başladım ve bu rahatsızlığımı üst yönetimle paylaştım.
Tamam biz ayarlıyacağız sana uygun bir iş vereceğiz diye geçiştirildim.

Drupal, forumlar ve bilgi açlığı!

İnternet ortamında çeşitli konularda açılmış binlerce foruma denk gelebilirsiniz.
Genelde denk geldiğim forumlar gereksiz konularda açılmış, insanların bilgi kirliliğine neden olmaktan başka hiçbir işe yaramayan ortamlardı.

Web sistemlerinden biri olan drupal sisteminin forumu hariç.
www.drupaldersleri.org
Drupal’ı öğrenmeye başladığımda tanıştığım siteden sistemin mantığı, eklentiler, temalar vb. Hemen bana gereke bilecek ne varsa buluyordum.
Sitede ve forumda olmıyanları ise hemen yeni konu başlatarak soruyordum.
anında en az 3 5 kişi cevap yazıyorlardı.
Hatta o kadar ki mail aracalığıyla tanışıp direk sitelerime müdale eden kişilerde çıktı varın gerisini siz düşünün.

Bu sitede gerek makaller, gereksede başkalarının sordukları sorulara verilen cevapları bulabiliyorduk.
Drupal hakkında bilgi edinmem, hızla ilerlemem ve sürekli yeni şeyler öğrenmem de bu sitenin oldukça büyük bir yeri varmış.

Varmış diyorum çünkü sitede yaşanan sorunlardan dolayı yaklaşık 2 haftadır site kapalı.
Drupalın en son sürümünü kullanmaya başlamışken, yeni şeyler öğrenmem gerekiyorken bu hiçte hoş değil.
En kısa zamanda sitenin açılmasını ve bir şeyler öğrenmeye devam etmemi diliyorum.

Şunu da belirtmeliğim ki içerik yönetim sistemlerinden en zengin kaynağa sahip olan tek sistemmiş.
Tek sıkıntının kaynağın tek site olmasıymış yaşanan teknik sorunlardan devre dışı kalınca başka kaynak olmadığını üzülerek fark ettim.

Drupal farklıdır drupal forumları dahada farklıdır.

18. İzmir kitap fuarından notlar

Bu sene.18. İzmir kitap fuarını gezme imkânım oldu.
Bazı gözlemlerimi aktarmak istiyorum.
Türkiye‘de ne kadar yayın evi varsa fuardaydı.
İsim yapmış olan bütün yayın evlerini gezdim, beğendiğim takip ettiğim yazarların kitaplarına baktım.
Almak istediğim kitabı da bu sayede almış oldum.
İlginç bir gözlemim oldukça isim yapmış bir yayın evinin görevlilerinin adeta pazarlamacı gibi davranmalarıydı.
15 TL’ye bu kitabı bulamazsınız cümlesini bile kurdu ya abla başka hiçbir şey demiyorum sana.
Ne kadar çok kitap satarsanız size o kadar prim dedilerse onlarda pazarlamacı gibi davranmak zorunda kalmışlardır diye düşündük arkadaşımla.

Kitapların mevcut etiket fiyatlarından 5 10 TL. indirim yapmaları ise bu yıl fuarda çok indirimli kitap satılmadığının göstergesidir.
Başka fuarları gezen, yıllardı bu fuara giden arkadaşlarım da benimle aynı fikirdeler.
Arada aracı hiç kimse bulunmazken,  doğrudan yayın evinin kendisi kitapları satıyorken,  niye indirim yapmazlar, neden daha çok kitap satılsın diye düşünmezler hakikaten ilginç.
Eğer çok kitap okuyan biriyseniz kitap fuarına gitmeden önce iyi araştırma yapmak gerektiğini söylemeliğim.
Takip ettiğiniz yazarların yayın evlerini not alıp ona göre orada bulmak gerekiyormuş. Yoksa benim gibi  kocaman bir kitap denizinde kaybolmuş duygusu yaşayabilirsiniz.
Aklıma gelen yazarlar, adını hatırlayamadığım yayın evlerinden dolayı bazı istediklerimi bulamadım.
Başka bir fuara ciddi hazırlık yapıp notlarımla gideceğim belli oldu.

Yanımdaki arkadaşımın gözlemi ise:

2013 Satranç sezonunu açtım!

2013 satranç Sezonuna görme engelliler Türkiye şampiyonası ile başladım.
Beklediğim gibi geçen turnuva da son tura geldiğimde 6 tur sonun da 5 puan ile beşinci sıradaydım son tur derece maçımda kendimden yarım puan fazla olan takım arkadaşımla oynadım ve kaybettim.
Kazansaydım ya ikinci Ya da üçüncü olacaktım.

Tek avuntum ise bu yıl içerisinde uluslar arası görme engelliler turnuvası olmaması ve milli takımdan  mahrum kalmamam.
 

Benim için yılın ikinci turnuvası olan:

MTS open turnuvası  B kategorisinde (1500-1900 reyting arası)
Son tura kadar tek kayıpla çok güzel performans göstererek geldiğim turnuvada  son maçıma on birinci sırada çıkıyordum.
kazanmam halinde ilk sekiz içerisine girip verilen maddi ödülü alabilecektim.
Gene derece şansım son maça kalmıştı.
Son turun verdiyi yorgunluk, baskı ve stresin de etkisi olmalı ki pekte iyi oynayamadım.
Ciddi hata yaparak maçı kaybettim.
19. Olarak turnuvayı altı maçta dört puan ile tamamladım.
Gene son maçta derece ellerimin arasından kayıp gitti.
Genellikle  derece çok önemli değildir satranççılar için orada bulunmak, turnuvada oynamak, güzel performans göstermek, zevkli maçlar çıkartmanın yeri farklı evet ama son iki turnuvadaki kayıplar biraz talihsizliye giriyor artık.
Yıl içerisinde oynayacağım         turnuvalarda başka talihsizlikler yaşamam inşallah.
 

İzmir'de eğlence mekanı eksikliği!

İzmir’de birçok eğlence mekânı var bilhassa Alsancak civarında.
Ancak Türkçe 70’ler,  80’ler,   90’lar şarkıları çalan bir mekân yok veya ben bilmiyorum.
Bar kültürü olan, Alsancak ve civarındaki yerleri iyi bilen kişilere sorduğum dada yok diyorlar.
İstanbul’da
45 lik

Diye bir mekân var bu işi oldukça iyi yapıyor ve müşterisinde çok. o Kadar iyiler ki girişimciler bunu değerlendirdi ve Ankara’ya da açıyorlar, sanırım bu hafta sonu açılmış olmalı.

Neden İzmir’de böyle bir yer yok kimse niye bunu değerlendirmiyor ilginç.
Genelde eğlenilecek türkü bar, Rock bar vesaire çok var diye biliyorum.

 

Yazıyorum bakın böyle bir yer açın veya mevcut yerinizin konseptini değiştirin parayı kırarsınız.
Hitap ettiğiniz kişiler belli çok kısa sürede hızla duyulursunuz ve bu tür müzikleri sevenlerin vazgeçilmez yeri haline gelirsiniz.
Şunu da belirteyim ilgi yoğunlaştıkça bundan daha çok para kazanayım diye ürünlerde ve içkilerde uçuk fiyatlar koyarsanız her şeyi berbat edersiniz.
Cüzdanlara da hitap etmeyi unutmayın.

yazımı okuyup bunu uygulayan olursa,  beni çalmak için davet ederse memnun olurum.
Arşivim yeterince geniştir!

Yukarıda anlattığım tarzda yer gören veya bilen varsa bana iletmelerini rica ediyorum belki benim haberim yoktur.

 

İçerisinde bulunduğum durum ve arayış



İçerisinde bulunduğum ruh hali ve arayış

Şu aralar bir arayış içerisindeyim.
En basitinden, okuyacak güzel sevdiğim tarzda kitaplar, izlemekten keyif alacağım filmler, oturup sohbet ettiğimde bana katkısı bulunacak sohbetinden keyif alacağım insanlar...
Hayatımı etkileyecek  değişiklikler.
Buna benzer bir şeylerin arayışı içerisindeyim ancak kesin olarak ne aradığımı bende bilmiyorum.

Bilgisayarımdaki kitaplarımı, filmlerimi, üzerinde zaman harcadığım çalışmalarımı, gözden geçiriyorum ancak hiç bir şey yapmak gelmiyor içimden.

İlkbaharın yaklaştığı şu günlerde havaların sürekli değişiklik göstermesinin de sanırım bunda etkisi var.
Yaşadığım şehrin havası zaten oldukça değişken mevsimde buna katkıda bulununca hepten değişken oluyor.  
Günlerin birbirine uymamasını geçtim aynı gün içerisinde farklı mevsimleri yaşıyoruz sanki.

Beni meşkul edecek, meşkul ederken de mutlu edecek uraşacağım bir şeyler bulmam gerekiyormuş gibi hissediyorum.
Hayatımda asla boşa zamanım geçmesin diye bakarım,  bundan dolayı yapabileceğim,  zihnimi meşgul edecek,  bir şeylerle Uğraşmayınca içten içe huzursuz oluyorum.

Şunuda belirtmeliğim ki psikolojik olarak çok fazla etkilenmiyorum. Bu durumun gelip geçici olduğunun farkındayım.

İçinde bulunduğum bu durumdan en kısa sürede kurtulmak istiyorum.

Kemal ÖZCEYHAN


VERİPARK Yazılım,test uzmanı engelli alımı

Yaklaşık üç ay önce bir arkadaşım için İŞKUR sitesinden engelli iş ilanlarını tarıyordum. Çok büyük bir yazılım şirketinin İzmir şubesine engelli alınacağı ilanını gördüm.
En üst seviyeden aşağıya kadar,programcılıkla uğraşan her seviyeden bilgisayar kullanıcısının başvurabileceği yazıyordu.

Ben de şansımı denemek istedim.Çok fazla umudum yoktu.
Kendilerine ulaşıp öz geçmişimi ilettim.
Üzerinden epey zaman geçmişti çok umutlu da olmadığımdan başvurumu unutmuştum.
Bir gün ansızın telefonum çaldı ve şirketin genel merkezinden aradılar.
Yaptığım başvuru hakkında yaklaşık 10 dakikaya yakın konuştuk.
Konuşmanın sonuna doğru bana; işe alınırsam çalışacağım konumla ilgili bir çalışma yapmam gerektiği ve sonuçların ona göre değerlendirileceğini söyledi.
Çalışmanın nasıl bir içeriği olduğunu benim neler yapmam gerektiğini telefonda anlattıktan sonra gerekli açıklamalarla beraber çalışma dosyalarını mail ile gönderdi.

Engellinin alınacağı konum yazılım test uzmanlığıydı.
Yani hazırlanan programları kullanıp hata aramak.

Yazılım uzmanlığı test içeriği:
Yapmamı istedikleri, hayalî bir program taslağında 14 tane hata bulmamdı.
Program adına hiç bir şey yok sadece word belgesinde programın çalışma mantığı ve özelliklerini anlatan bilgiler mevcuttu.
14 hayalî hatayı anlatacağım raporu, bir gün içinde tamamlamam bekleniyordu benden.
Tamamlayıp tekrar mail atacaktım.
Gönderilen kütüphane programıydı.
Kitapların ödünç verilmesi kataloglanması falan işte.
Yoğun çalışmalarım ve araştırmalarım sonunda güzel bir rapor hazırladığıma inanarak raporumu gerekli süre içerisinde gönderdim.

Ben bu konuyla ilgili hiç bir eğitim almadım yazılımcı değilim,bu işlerle amatörce ilgileniyorum az biraz bilgim var ancak hepsi bu kadar.

Yaptığım çalışmaya olumsuz veya olumlu dönüş beklemeye başladım.
Üzerinden yaklaşık bir ay geçti, dönüş yapılmadı.
Dayanamadım önce firmanın genel merkezini aradım. Tamam dönüşlere başladık size mail atacağız dediler.

2013 Görme Engelliler Satranç Türkiye Şampiyonasından izlenimler

29 Ocak - 4 Şubat tarihlerinde Antalya’nın Kemer ilçesinde  2013 Görme Engelliler Satranç Türkiye Şampiyonası  rekor bir katılım ile oynandı.

Turnuvayla ilgili bazı izlenimlerimi aktarmak istiyorum:

Öncelikle, gittiğimiz yerlerde, görmeyen olarak erişilebilirliğe ve rahat hareket edebilmeye  dikkat ediyoruz.

Turnuva geçen sene de aynı  otelde yapılmıştı fakat bu yıl  bazı farklılıklar vardı.

Asansörlerin yenilenmiş olduğunu gördük.Yenilenen  bu asansörler hiç  erişilebilir değildi.Çağırma düğmesi de dahil olmak üzere bütün düğmeleri tamamen dokunmatikti.

Görmeyenin yalnız başına asansöre binip istediği kata çıkması imkânsızdı.Mutlaka birilerinin yardımı gerekiyordu.Yeni yapılan  asansörlerde Brail Alfabesi ile yazılı tuşların yaygınlaştığına  inanıyorken  bu fenaydı açıkçası.

Başka bir handikap ise Türkiye küçükler yaş  gruplarında yarışan ufak sporcuların bir kısmının bizim otelde kalmasıydı.Aşırı kalabalık ve yoğun gürültü, görmeyenlerin yalnız hareket etmesini oldukça güçleştirdi.

Genel olarak erişilebilirlikle ilgili gözlemlerim bu yönde oldu.

Turnuvaya geçecek olursak:

Genel,  bayanlar ve gençler olmak üzere üç kategoride yapılan turnuvada diğer yıllara göre bütün gruplarda  belli bir artış vardı.

Tess GERRİTSEN ve Gerilim Romanları

Dr.Tess GERRİTSEN ile bir arkadaşımın önerisi üzerine tanıştım.
İlk okuduğum kitabı Yörünge'ydi. Uzay ve tıbbî gerilim romanı olan bu kitabı çok beğenmiş uzun süre etkisinden kurtulamamıştım.
Daha sonra diğer kitaplarını uzun süre nedense okumadım.
Tekrar kitaplarını okumaya başladığımdaysa kendi kendime hayıflandım niye bu kadar güzel kitapları okumadan bırakmışım diye.
Araştırmalarım sonucunda yazarın kadın doktor olduğunu öğrendim.
Gerçekten bütün kitapları birbirinden güzel. Kitap okumayı seviyorsanız, hele ki gerilim okumayı seviyorsanız gerçekten tıbbî gerilim ile farklı türden gerilimlere şahit olacaksınız.
Yok artık bu kadar da mı olur müthiş bir kurgu diyorum her kitabını bitirdiğimde.Buraya tıklayıp yazılarınızı bana ulaştırabilirsiniz

2012 Yılı Kişisel Değerlendirme



Yılın pişmanlığı
2012 Yılının Ocak ayında Antalya'da yapılan Görme Engelliler Satranç Türkiye Şampiyonasında son tura girilirken 7 maç sonunda 5 puanla yarışmayı sürdürmekteydim.
Çok fazla derece şansım kalmamıştı ancak genede ilk on içerisinde yer alabilmem için son turu kazanmam gerekiyordu.  
Beyaz taşlarla oynayan Ankara Altı nokta spor kulübünün eski başkanı Yaşar  Bülent oduncu idi.
Siyahlarla şah Hint açılışına soktuğum oyun gayet güzel ve tam istediğim gibi gitmekteydi.
21.hamlede çok talihsiz bir olay yaşandı.
Saate basmak için elimi uzattığımda saatin yanında unuttuğum kahve bardağına elimin  çarpmasıyla masaya kahve döküldü
Hakemlerin anında oyuna müdahale etmesi  oyunu durdurmaları, masayı değiştirmeleri gibi yerinde önlemlerle durumu kurtarsalar da benim bütün dikkatim dağılmıştı artık.
Kısa süre sonra oyun tekrar kaldığı yerden başladı.
Oyuna yoğunlaşabildiğim kadar yoğunlaştım ve 21. Hamleden sonra 56. Hamleye kadar oyunu oynadım.Tabi çok zaman harcamam sonucunda  bayrağım düştü ve  zamandan oyunu kaybettim. oyunu izlemek için buraya tıklayın

Kaybettiğim bu oyunun bir yıl boyunca benim en büyük pişmanlığım olacağını nereden bilecektim ki!
Rakibim 9. olarak turnuvayı tamamladı.
Yıl içerisinde önce Litvanya'da yapılan  özel turnuvaya ardından Hindistan'da yapılan görme engelliler satranç olimpiyat takımına girdi.
Sürekli de benim üzüntüm oldu onun yerinde ben olabilirdim,  o maçı masaya kahve döküp kaybetmeseydim.
Başka turnuvalarda maç esnasında kahve içmedim desem de inanmayın içtim.
Bilenler bilir satranç oyuncusu kahve, çay içmeden yapamaz.

Web tasarım kursu sona erdi




Web tasarım kursu sona erdi

15 mart - 05 temmuz tarihleri arasında Görmeyenler kültür ve birleşme
derneğinde (görbir) yapılan web tasarım kursu sona erdi.

Pazartesi, salı, çarşanba 5 kişi perşembe, cuma, cumartesi 5 toplam 10 kişi ile Konak halk eğitimden gelen öğretmenimiz Serdar Zan eşliğinde kurs sürdürüldü.

toplam 240 saat olan kursta  html ve Adobe Dreamweaver ile web sitesi
yapmayı öğrendik.

Web tasarım kursunda  toplu iki kişi önde oturuyor 4 kişi arkada ayakta

Aşağıda kursta yapılan sitelerin adreslerine ulaşabilirsiniz.

Serdar Zan

Kemal özceyhan

Cenk menteş

Dernek web sitesi

Ferhat dindar

Gurbet ince

Kazım ince

Zeynep topkaya

Ekrem meydan

Cihan sönmez

Emrah aslan

Önder savaş yıldırım

16-27 HAZİRAN GÖRME ENGELLİLER MİLLİ TAKIM KAMPI SONA ERDİ




16-27 haziran kamp

16-27 haziran tarihlerinde Aksaray ilinde düzenlenen görme engelliler satranç
milli takım kampı sona erdi.

10 sporcu 2 antrenör ve bir yardımcı antrenörün katıldığı kamp gayet verimli
ve güzel geçti.

kamp programı şu şekilde yapıldı:

sabah 08.00 kahvaltı

09.00 çalışma

12.00 öğle yemeyi

14.00 çalışma

17.00 ders bitimi ve dinlenme

18.00 akşam yemeyi

19.00 kendi aramızda yapılan maçlar.

Kampın 6. gününde Aksarayın oyuncularından oluşan karma takım ile milli
takımımız dostluk maçı yapmıştır.

10 masadan oluşan takımlarda milli takımımız 6.5 3.5 kazanmıştır.

 

kampla ilgili fotoraflar eklenecektir.

Güzelyalı Rotaract Engel Tanımıyoruz Proje Tanıtımı



Güzelyalı Rotaract Kulübünün,Engel Tanımıyoruz Proje Tanıtımı

Hiç bir engeli olmayanların engelli bireylere yardım etmeleri gayet doğal bir
olaydır.Güzelyalı Rotaract bunun tam tersini yaptı engelli bireylerin engelli
olmayan kişilere birşeyler öğretmesine olanak sağladı.Yapılan projeyle 6 farklı kategoride alanında başarılı olmuş engelli eğitmenler tarafından verilen eğitimlerle bu sağlandı.

Engellilerinde sosyal hayatın bir parçası olması, hayat içerisinde birşeyler
yapabilmelerini sağlamak ve sosyalleşmelerinin yanı sıra alanındaki bilgilerini
başkalarına aktarıp onlarında bilgilenmeleri hedeflendi.

Hazırlanan kısa film sayesinde de yapılan çalışmalar basına tanıtıldı.Aşağıdan hazırlanmış kısa filmi izliyebilirsiniz.

Engellilerinde içinde yer aldığı daha nice güzel projelere diyorum ve
Güzelyalı Rotaract Kulübünü kutluyorum.

Yeniasır gazetesinde çıkan haber için tıklayın

Türkiye'de körler satrancının tarihçesi



Türkiye'de körler satrancının tarihçesi

Ülkemizde satranç bireysel
olarak belki dağınık şekilde zaman zaman oynanmıştır.

Ancak düzenli ve örgütlü
satranç çalışmaları 1980’lerin başında İstanbul Emirgan Reşit Paşa’daki
rehabilitasyon merkezinin yanında kurulan Rehabilite Edilmiş Görmezler Merkezi
(REGDER) bünyesinde yapılmaya başlanmıştır.

O tarihlerde Selim Kerim
Altınok kardeşler tarafından satranç öğretim kursları düzenlenmiştir.

Bunu izleyen yıllarda REGDER
ortopedik engelliler ve işitme engellilerle beraber mayıs ayı içerisindeki
sakatlar haftasında satranç turnuvaları organize etmiş, bu turnuvaları sürekli
olarak görme engelliler takımı kazanmıştır.

1994 yılından itibaren Altı
Nokta Derneği  İstanbul şubesinde satranç kursları ve yarışmaları
düzenlenmiştir.

1996 yılında İstanbul Maçka
Lions Kulübü bütün engellileri kapsayacak şekilde satranç turnuvaları
düzenlemeye başlamıştır. Bu turnuvalar 9 yıl aralıksız devam etmiştir.

Böyle bireysel ve dernekler
düzeyindeki satranç çalışmaları 1999 yılına kadar gelmiştir.

Görmeyenler için adım adım sesli satranç kaynakları

2003-2004 Satranca yeni başladığım yıllar.
İzmir’de yaşayan biri olarak, burada yapılan turnuvalara aktif olarak katılmaya başladım. Ancak daha satrancın çalışılacak, çalıştıkça geliştirilecek bir şey olduğunun farkında değildim.
Turnuvalarda ağabeylerimin çalış uyarılarını ne kadar dikkate alsam da bir görmeyen olarak nasıl çalışabileceğimi bilmiyordum.
Bilgisayarı da yeni yeni kullanmaya başladığım dönem. Değil satranç için yararlanmak daha doğru dürüst kullanamıyorum.
Bilgisayar bilgimin artmasından ve görme engelli satranç oynayan büyüklerimle tanıştıktan sonra onlardan bilgisayardan nasıl yararlanabileceğim, internet üzerinden nasıl satranç oynayabileceğim gibi çok yararlı bilgiler edindim.
İlk aşamada bunlar oldukça büyük gelişmelerdi benim için.
Ancak bilgisayardan çalışma yöntemimiz geçmişte oynanmış olan usta oyunlarını açıp hamle hamle oynatmaktan ibaretti. Bu çalışmanın da azda olsa bize katkısı olmuştur. Sadece oyun bakmakla teknik bilgimizi artıramıyorduk daha farklı çalışma yöntemleri lazım diye düşünüyordum.
Bir gün internete gezerken www.satrancokulu.com diye bir siteye denk geldim, burada FM. (FIDE Master) Selim Gürcan tarafından görenler için hazırlanmış ancak satranç notasyonuyla da anlatılan tam bize göre olan satranç derslerini gördüm. İlk aşamada sadece birkaç dersi dinlemekle yetinmiştim. Derslerin ücretle satılmasından dolayı sitede sadece demo dersler bulunmaktaydı. Aklım sürekli bu derslerdeydi, nasıl derslerin tamamına ulaşırız diye düşünüyordum.

İçerik yayınları

e-mail listesine kayıt olmak için aşağıya e-mail adresinizi yazınız.: